Jeolojide beğenilen uydu görüntüleri arazinin jeolojik özelliklerini net ve ayrıntılı gösteren; ayrıca her yerde bulunmayan türden ilginç ve öğretici niteliği yüksek jeolojik yapılar içeren görüntülerdir.

 

UYDU GÖRÜNTÜLERİ VE JEOLOJİ

Günümüzde uydu görüntüleri o kadar çok alanda kullanılmaktadır ki, bu alanların her birinde farklı bakış açılarına göre farklı görüntüler öne çıkarılabilir. Jeolojide beğenilen uydu görüntüleri arazinin jeolojik özelliklerini net ve ayrıntılı gösteren; ayrıca her yerde bulunmayan türden ilginç ve öğretici niteliği yüksek jeolojik yapılar içeren görüntülerdir. Burada sunulan az sayıdaki örnek, deyim yerinde ise denizden bir damla gibidir. Yeryüzünün hemen her köşesine ait  begenilebilecek sayısız miktarda gürüntüler vardır. Meraklı kimseler şimdi internette kimi sitelerde, örneğin wikimapia, google earth,..., masa başında sanal geziler yaparak pek çok başka örneğe ulaşabilirler.

Somut varlıkları inceleyen diğer bilim dallarında olduğu gibi, jeolojide de nitelikli eğitim ve araştırma çalışmaları için görsel araçlar vazgeçilmez araçlardır. “Görmek inanmaktır”, sözünün ifade ettiği gibi, öğrenilecek kavramlara ait görsel araçların incelenmesi bilgiyi derinleştirmekte, edinilen bilgiye güveni artırmakta, kavramların zihinde somutlaşmasını kolaylaştırmakta ve öğrenilen kavramlar daha uzun süreler bellekte tutulabilmektedir. “Bir resim on bin sözcüğe bedeldir” diyen Çin atasözü fotoğrafın, diğer alanlarda olduğu gibi, öğrenimde de önemini vurgulamaktadır.

Jeolojik çalışmalarda (eğitimde ve araştırmada) temel ve vazgeçilmez uygulama doğrudan ve yerinde yapılan arazi uygulamasıdır. Arazi dışında, uygulama amacıyla kullanılan önemli görsel araçlar fotoğrafın keşfinden itibaren yerden kaydedilmiş yer fotoğrafları, 1940’lı yıllardan itibaren uçaklardan çekilen hava fotoğrafları ve 1970’li yıllardan itibaren ortaya çıkan özel amaçlı uydu görüntüleridir.

 Uçaklardan yer fotoğrafı çekilmesi hava fotoğrafçılığı, özel donanımlı uzay araçlarından kaydedilen yer görüntüleri de uzaktan algılama kavramlarını ortaya çıkarmıştır. Hava fotoğraflarının jeolojide kullanılması fotojeoloji disiplininin, uydu görüntülerinin jeolojide kullanılması da jeolojik uzaktan alma disiplininin kaynağıdır. Günümüzdeki olanak ve koşullar artık fotojeolojiyi jeolojik uzaktan algılama kapsamında bir alt başlık konumuna getirmiştir diyebiliriz.

Uzaktan algılama en dar anlamda, elektromanyetik enerji kullanılarak uzaydan insanlı ve/veya insansız uzay araçlarından Yer’e ve Yer kaynaklarına ait veri kaydedilmesi ve bu verilerin incelenmesi yoluyla Yer ve Yer kaynaklarına dair bilgi üretilmesi, olarak tanımlanmaktadır. Pek çok bilimsel alanda ve ayrıca günlük yaşamda kullanılan ve önemli yararlar sağlayan uzaktan algılama, çağımızın internetten sonraki en büyük yeniliğidir diyebiliriz.

Fotoğraf ve görüntülerin jeolojide kullanılması arazi çalışmalarının tamamen yerini alamaz. Ancak bu çalışmalara önemli zaman ve ekonomi desteği sağlar, birçok durumda da hazırlanan haritaların doğruluk derecesini artırır. Özellikle son yıllarda baş döndürücü gelişmeler gösteren uydu teknolojisi sayesinde de bu destek giderek ve büyük ölçüde genişlemiştir. Özel olarak uzaktan algıma amacıyla donatılmış, genellikle renk fakiri ve sadece 80 m çözünürlüklü görüntüler kaydeden ilk uydu LANDSAT 1’dir (ABD 1972). Landsat 1’de 80m ile başlayan çözünürlük 1999’da Ikonos2’de 0.81m’ye, 2001’de Quickbird2’de 0.61m’ye, 2008’de Geoeye1’de (Orbview5) 0.41m’ye yükseltilmiş, 2010’da ise Geoeye2’de 0.25m’ye yükseltilecektir.
 
Bilindiği gibi hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapmanın arazi incelemelerine göre mevsim-iklim ve aydınlanma koşullarından etkilenmemesi; kolay, ucuz, rahat ve hızlı olması; aynı arazi özelliklerinin hava fotoğrafları üzerinde istenildiği kadar tekrarlamalı incelenebilmesi gibi üstünlükleri bulunmaktadır. Bunlara ek olarak günümüzde uydu verileri muhteşem çözünürlük, ölçek ve renk bileşimi zenginlikleriyle çok başka önemli temel üstünlükler getirmiştir. Sayısal ortamda olmaları bunların yorumlanmasını ve değerlendirilmesini kolaylaştırmakta ve yorumun amaca katkısını büyük ölçüde artırmaktadır. Gelişmiş görüntü işleme teknikleri ile uydu veri tabanlarından değişik amaçlar için farklı 3 boyutlu ürünler ve fly through görüntüleri üretilebilmektedir; dünyanın hemen her yerine ait çözünürlükleri 40cm’ye, ölçekleri de 1/1000’e kadar (klasik hava fotoğraflarının ölçekleri 1/25.000 veya en fazla 1/10.000) çıkan uydu görüntülerine ve yan ürünlerine internet üzerinden isteyen herkes tarafından ve çoğunlukla ücretsiz olarak ulaşılabilmektedir. Aynı yerin çok sık aralıklarla, istenirse günlük aralıklarla, tekrarlamalı görüntüleri elde edilebilmektedir. Bu özellikler birçok alanda olduğu gibi, jeoloji alanında da adeta bir devrim yaratmıştır.
 
Aktif öğretim üyeliğim süresince jeolojide görsel araçlara özel önem vermiş biri olarak, bu dosyada beğendiğim bazı uydu görüntüsü örneklerini ziyaretçilerimle paylaşmak istedim. Sitedeki sınırlı yer dolayısıyla her bir görüntünün hem belli bir kesimi alınmış hem de alınan bu kesim küçültülerek siteye yüklenmiştir. Merak edenler esasen internetten indirilmiş olan bu görüntülerin aslına yine internetten ulaşabilirler. Prof. Dr. Yusuf Tatar- 2010.08.15
                                        

    

LANDSAT 1 üzerinden henüz 40 yıl bile geçmemişken genel olarak uzaktan algılama, özel olarak jeolojik uzaktan algılama konusunda, başta İngilizce olmak üzere, batı dillerinde yazılmış sayısız makale ve kitap bulunmaktadır. Türkiye’deki duruma baktığımızda ise bu alanda maalesef bir yetersizlikle karşılaşmaktayız. Konuya ilişkin ilk mütevazı Türkçe kitap 1979 yılında tarafımdan yazılmıştır (Tatar,Y., Uzaktan algılama, Landsat proğramı ve jeolojiye katkısı. Jeol. Müh. Odası Yayını No: 1, Ankara, 48 s.).27 yıl sonra Prof. Orhan Tatar’la birlikte yayımladığımız, yanda kapağı görülen kitap ise bu konudaki gelişmeleri kapsayan, jeoloji ve yakın dallardaki öğrencilerin ders kitabı olarak kullanacakları özellikte hazırlanmış ve seçilmiş görüntülerin birçoğu renkli olarak basılmış bir kitaptır. Son derece uygun bir fiyata Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden temin edilebilir.

 
 

1-Yerküremizin Apollo 10 astronotları tarafından 18 Mayıs 1969’da, 185.000 km uzaktan çekilmiş bir fotoğrafı (earthobservatory.nasa.gov).

2-Mavi Küre (Blue Marble)Yerküremizin uydu verileri kullanılarak sayısal ortamda hazırlanmış bir görüntüsü (NASA)

 

3-Olympus Mons- Mars’ta bir volkan.  Çapı 624 km, yüksekliği 25 km, kenarlarındaki falezlerin yüksekliği bazı kısımlarda 6 km, tepedeki kalderanın çapı ise 80 km. Bu ölçülerle Güneş Sisteminde şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük volkan (NASA).

4-Mars Rover Misyonu çerçevesinde Spirit adı  verilen robotun  Ekim 2005’te kaydettiği panoramik fotoğrafın bir bölümü. İnternet kaynaklarında Mars yüzeyine ait buna benzer çok sayıda ayrıntılı fotoğraflar görmek olanaklıdır. Arazinin Dünyadaki çöllere benzemesi dikkat çekici (panoramas.dk).

 

 

5-Sınırlı alanları kapsayan uydu görüntü kareleri birleştirilerek, geniş alanları, bütün bir ülkeyi, büyük bir bölgeyi kapsayan mozaikler üretilebilmektedir. Burada Temmuz 2004’te kaydedilmiş 500m çözünürlüklü Terra/MODİS görüntülerinden oluşturulmuş Avrupa mozaiğinin Alpler bölümü görülmektedir. A- Alpler, J- Jura Dağları, M- İsviçre Molas Havzası, V- Voj Dağları, K- Karaormanlar, R- Ren Grabeni, P- Po Ovası (earthobservatory.nasa.gov).

 

 

 6-Bu görüntüdeki çok düşük çözünürlüklü  Türkiye mozaiği nasa.worldwind 1.4'ten alınmıştır. Özel amaçlar için Çözünürlüğü ve boyutları büyük uydu mozaikleri de hazırlanabilmektedir.

 

 

7-Bazı uydular düşük çözünürlüklü fakat geniş alanları kapsayan görüntüleri tek kare içine sığdırabilmektedir. Kıbrıs’ın tamamını gösteren bu görüntü 30 Ocak 2001 tarihinde MODIS tarafından kaydedilmiştir. 1-  Beşparmak Dağları (sedimenter), 2- Trodos Masifi (ofiyolitli seri), L- Lefkoşe (NASA)

 

 

 

8-ENVISAT-MERIS’in 30 Ekim 2002’de kaydettiği, 300 m çözünürlüklü Batı Anadolu görüntüsünün küçültülmüş bir bölümü. Geniş alanları kapsayan bu tür görüntüler büyük boyutlu jeolojik-jeomorfolojik yapıların bütününü ya da büyük bölümünü incelerken yararlı olmaktadır. Bu görüntüde Batı Anadolu Grabenlerinin batı kesimi görülmektedir(esa.int).

9-Kula Bölgesi -Manisa. Türkiye'de Kuaterner yaşlı genç volkanik etkinliklere sahne olmuş bölgelerden biri de Manisa Kula bölgesidir......Tamamla

 

 

 

10-Alaska buzulları bölgesinden küçük bir bölüm (wikimapia.org). Wikimapia vb. kimi sitelerde, herkes için Dünya’nın hemen her tarafına ait bu tür görüntülere değiştirilebilir ölçeklerde ulaşmak ve yararlanmak olanağı bulunmaktadır. Bu tür görüntüler araştırmalar için olduğu kadar eğitim için de  yararlı olmaktadır. Örneğin bu örnek öğrenciye buzul oluşumu ve çeşitleri hakkında verilen teorik bilgilerin öğrenci hafızasında somutlaşmasına önemli katkı saglayacak bir örnektir. Doğaldır ki daha büyük ölçekli halinin kullanılması daha yararlı olur.

 11-Sicilya’da Etna yanardağı. 30 Ekim 2002’de Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan (ISS) astronotlar tarafından çekilmiş bir fotoğraf. ISS astronotları Dünya’nın dinamik olaylarını da gözlemleme ve görüntüleme konusunda eğitim görmüşlerdir. Şekil eni yaklaşık 41 km (NASA).

 

 

12-Medine’nin 137 km kuzeydoğusunda Harrat Khaybar volkanik bölgesi. Arabistan Yarımadası kuzeyde Şam’dan güneyde Yemen’e kadar birçok yerde genç ve yoğun volkanizmaya sahne olmuştur. Karacadağ volkanizması da bu sisteme bağlı gözükmektedir. Bu görüntüdeki bölgede en son volkanik etkinlik M.S. 600-700 yılları arasında gerçekleşmiştir. Renklerden anlaşılacağı gibi bölgede hem bazik, hem asit volkanizma etkin olmuştur. Bu görüntü 31 Mart 2008’de Uluslararası Uzay İstasyonundan (ISS) astronotlarca kaydedilmiş bir fotoğraftır (earthobservatory.nasa.gov).

 

 

13-İsviçre Alpleri orta bölümü . 05 Eylül 2006 tarihinde Uzay İstasyonundan çekilmiş bir fotoğraf. Yükseklik boyutunun da algılandığı bu tür fotoğraflar  jeoloji-jeomorfoloji öğretiminde değerli birer araçtır (NASA).

 

 

 

14-Batı Çin’de Kun-Lun fayının 80 m çözünürlüklü Landsat1 (1972) görüntüsü, en yaklaşık 125 km. X işaretli noktanın 60 cm çözünürlüklü Quickbird görüntüsü sol üsttedir (wikimapia.org). Örnek 1972'den bu yana uydu görüntüleri konusundaki hızlı gelişmeyi de göstermektedir.

15-Orta Asya'da Büyük Altındağ Fay Kuşağı’nın Takla Makan Çölü orta güney kesimindeki bir bölümü.Güncel birikintileri ve drenaj ağlarını kesen fayın bu özellikleri onun diri fay olduğunu göstermektedir (wikimapia.org).

 

16-23 Ağustos 2004 tarihli, 60 cm çözünürlüklü, siyah noktalar halinde insanları da gösteren görüntünün küçültülmüş bir bölümü: Atina Olimpik Stadı (digitalglobe).

17- Quickbird uydusunun 0.61m çözünürlüklü, aslına göre küçültülmüş Kabe görüntüsü. İnsanların noktalar veya nokta yığınları şeklinde görülebildiği bir başka örnek(digitalglobe).

 

18-Skylab Uzay İstasyonundan 1975’te kaydedilmiş görüntünün bir bölümü. Yayımlandığı tarihlerde beğenilen bir örnek. Soldaki beyaz leke kraterden çıkan dumanlardan oluşmuştur, bulut değildir (NASA).

19-Fogo Adası. Atlantik Okyanusunda, Senagal’in 750 km kadar batısında Cape Verde adalarından biri. Tamamen volkanik etkinlikle oluşmuş. Şekilde NASA’nın EO-1 uydusu üzerindeki  Advanced Land Imager (ALI) ile 10 Haziran 2009’da kaydedilmiş görüntünün bir bölümü . Sol tarafta kaldera duvarı gözükmekte, kaldera içinde ikincil koni ve genç lav akıntıları sag taraftadır.

 

20-Bir başka genç volkanik bölge; Güney Çad’da Tibetsi Dağları. Şekil 22 Ocak 2001’de Landsat uydusu ile kaydedilmiş görüntülerden yapılı mozaiğin bir bölümünü göstermektedir. Üst kesimde genç bazaltik akıntı, sağ altta  bir kaldera görülmektedir. Kalderadaki beyazlık tuz birikimidir(earthobservatory.nasa.gov).

21-Yeni Zelanda Kuzey Ada’daki Taranaki (Egmont)  Yanardağı Jers 1 (Japonya) radar görüntüsü. Taban çapı yaklaşık 10 km, zirve rakımı 2518 m. Düzgün dairesel taban biçimi ile dikkat çeken bu volkan Dünya’nın aktif volkanları arasındadır. Son büyük patlaması 1655’te olmuştur (wikipedia).

 

22-Türkiye’nin Kuaterner yaşlı sönmüş genç volkanlarından Karadağ Volkanı (wikimapia). Karaman il merkezi kuzeyinde. Ana kraterde kaldera oluşumu, bunun çevresinde parazit koniler bulunmaktadır. En yüksek noktası 2250 m. kadardır. Orta Anadolu'da Erciyes ve Hasan dağlarından sonra üçüncü yüksek volkandır. 

23-Atlantik Okyanusunda Fas’ın güney kıyısı yakınında Kanarya Adalarından biri Palma Adasıdır. Aktif volkanik etkinliklerin sürdüğü adada son patlama 1971’de olmuştur. Şekilde Uzay İstasyonundan 13 Mayıs 2008’de çekilen fotoğrafın bir bölümü görülmektedir. Volkanın bu kesimde çok sayıda ufak kraterden oluştuğu görülmektedir (earthobservatory.nasa.gov).

 

24-Kuzey Namibya Çölünde granit bileşimli Brandberg Masifi.  120 milyon yıl yaşında. Çap yaklaşık 11 km, yüksekliği 2606 m.. Görüntü Landsat 7’deki Enhanced Thematic Mapper plus (ETM+) ile kaydedilmiştir. Masifin kenarındaki koyu renkli halka kontakt metamorfizma kuşağıdır (earthobservatory.nasa.gov).

25- Wyoming’te (ABD)  lakolitik Little Sundance Domu (wikimapia). Çapı yaklaşık 2 km. Çevredeki tortul tabakaların yukarı doğru itilmiş olduğu açıkça görülmektedir. Çevre arazisinde doğal  bitki örtüsü bulunmadığı halde dom üzerinde bulunması mineral bileşimine bağlı bir bitki anomalisi olarak yorumlanabilir.Bu özelliğinden ötürü yerel olarak "Yeşil Dağ" adıyla anılmaktadır.

 

26-Kanada Elf Ringnes Adasında Isacsen tuz domu. Çapı 6 km. Silüriyen yaşlı tuz kütlesi Kretase yaşlı katmanlar içine sokulum yapmış, çevre kayaçlarda dairesel biçimli kapalı bir antiklinal (dom) oluşturmuştur. Bu tür kıvrımlara diyapirik kıvrım, ya da kısaca tuz domları denir. Tuz domları petrol kapanı özelliği taşıyan yapılardır   (ersdac.or.jp).

27-Wyoming Eyaletinde (ABD) Circle Ridge asimetrik antiklinali (wikimapia). Görüntü çok küçültülmüş olduğundan kenarlardaki küçük  kesme fayları gözükmemektedir.  İçiçe aşınmaya karşı farklı dirençteki tabakaların varlığı yapının algılanmasını kolaylaştırmaktadır.

 

28-Angola Kunene Anortozit Kompleksi, güneybatı Angola. Ortadaki bandlı siyah kütle. Olivin labradorit içerikli kompleksin dom benzeri bir yapısı vardır. Yaşı 1370 milyon yıl olarak belirlenmiştir. Yaşı 1470 milyon yıl olan Okotjite Metamorfitleri içine  sokulum yapmıştır ve Dünya’nın en büyük anortozitik sokulum kütlesi olarak bilinmektedir. Kütle doğu kesimde K-G  doğrultulu büyük damarlarla kesilmiştir (worldwind.arc.nasa.gov ve agu.org).

29-Nijerya Air Dağlarında Prekambriyen yaşlı masifte Geç Paleozoik-Mesozoyik yaşlı plutonik gövdelerden biri (Bing). Çöl ortamında çıplak arazide masifi kesen kırıklar da net olarak gözükmektedir.

 



30-Sina Yarımadası güney kesiminde intruzif ve metamorfik kayaçları kesen çok sayıda kırık ve damarlar bulunmaktadır (wikimapia). Bu tür arazilerde örneğin haritalama çalışması, araziye göre, görüntü üzerinde çok daha rahat, hızlı ve doğru olarak yapılabilmektedir. Çok küçültülerek alınmış bu görüntünün X noktasındaki ayrıntı  (Şekil 31'de) görülmektedir.

31-Sina Yarımadasında, Şekil 30'un X noktasındaki ayrıntı. Damarın yaklaşık 30m atımlı bir doğrultu atımlı fayla kesilmiş olduğu görülmektedir (wikimapia.org).

 



32-Afrika, Güney Zimbabwe’de Great Dyke (Büyük Damar). Dünya’nın “jeoloji harikalarından” biri, en ilginç sokulum kütlesi. Uzunluk 550 km, en 11 km’ye kadar çıkmakta. Derinliğin ise maksimum 3350 m olduğu tahmin edilmektedir; yaş 2.460 milyon yıl olarak bulunmuştur. Katmanlı intrusiv kompleks yapısıyla, Bushveld ve Stillwater masiflerine benzerlik gösterir. Şekilde bu damarın kuzey kesiminde damarı kesen makaslama doğrultu atımlı faylar görülmektedir (wikimapia.org).

33-Great Dyke’ın güney kesiminden bir bölüm. Açıklama Şekil 32'de (Aster 2000).

 

34-Batı Avustralya’da yaşlı, kıvrımlı araziden bir görüntü. Ortada asimetrik kapalı bir senklinal (t=ektonik havza) görülmekte; uzun eksen yaklaşık  20 km. Yapının yatay kesitinin bir yarım daire biçiminde olması ilgi çekici  (wikimapia.org).

35-Richat Structure, Sahara Moritanya,  Paleozoyik yaşlı. Meteorit çarpması  ile oluştuğu düşünülen yapı şimdi bir dairesel kapalı antiklinal olarak yorumlanmaktadır. Çapı yaklaşık 50 km’dir. Şekil uydu verilerinden üretilmiş üç boyutlu bir görüntüdür (wikipedia).

 

36-Fas’ta Antiatlas Dağlarından bir  sedimenter alan. 22.06.01 Landsat 7 ETM+ yakın kızılötesi, kızılötesi ve kırmızı kanalların birleştirilmesiyle üretilmiş, 15 m çözünürlük. Bu kanal birleşimiyle doğal renk yerine yapay renkler kazandırılan formasyonlar daha net olarak birbirinden ayırt edilmekte ve görüntü adeta boyanmış ayrıntılı bir jeolojik haritayı andırmaktadır (earthobservatory.nasa.gov)

37-Celalli Bucağı-Divriği arasında Bozbel antiklinali. Landsat 7 verilerinden üretilmiş, yandaki Şekle benzer bir kanal birleşimi. Karşılaştırma amacıyla konulmuş sağ alttaki küçük resim aynı yerin Landsat 1 (1972) görüntüsüdür (NASA).

 

38-Halep kuzeybatısında  yatay katmanlardan oluşan sedimenter arazi. Farklı litolojik nitelikli katmanlar farklı ayrışma renkleriyle kendini belli etmekte ve arazi sanki eşyükseklik eğrilerinden oluşmuş bir topoğrafik harita gibi gözükmektedir (wikimapia).

39-Boklar dağlarında yoğun görülen karstik aşınmalı arazinin küçültülmüş küçük bir bölümü (wikimapia).  Görüntünün orijinali üzerinde karstik şekillerle ilgili ayrıntılı incelemeler yapılması büyük kolaylık sağlamaktadır. Küçük yuvarlakça çukurluklar dolin, daha büyük ve düzgün olmayanlar uvala adını alırlar. Burada da olduğu gibi kimi karstik arazilerde uvalalar dolinlerin büyüyüp birleşmesiyle, oluşur. Uvalaların birleşmesiyle oluşan çok daha büyük karstik düzlüklere  ise polye, ya da karstik ova adı verilir. Toroslarda karstik ova örnekleri de vardır, örneğin Batı Toroslarda Elmalı Ovası gibi.

 

 

40-İran’da Ravar bölgesinde bir kapalı antiklinal. Batı uçta bir fayla kesilmiş (wikimapia). Sol alttaki çizgi ölçeğin uzunluğu 500 m'dir.

 

 

 

41-Fas’ta Antiatlas Dağlarında bir bölge. Landsat 7 Enhanced Thematic Mapper plus (ETM+) algılayıcısıyla  22 Haziran 2001’de kaydedilmiş görüntünün çok küçük bir bölümü. Antiatlas Dağları çok değişik tür kıvrımlı yapılara sahip sıradağlardır (earthobservatory.nasa.gov).

 

 

 

42-İran-Zagros bölgesi. Kapalı antiklinaller (kahverengi) ve tuz domları (siyah). Burada bir bölümü alınmış kare, 10 Ağustos.2001 tarihli Aster kayıtlarından, düşey boyut iki kat artırılarak hazırlanmış yükseklik modeli üzerine, yine Aster 3-2-1 kanal birleşimiyle üretilmiş renkli görüntü giydirilmek suretiyle elde edilmiştir (rst.gsfc.nasa.gov).

43-G Afrika’da Capetown çevresine ait kuzeydoğusuna ait NASA’nın Uzay Mekiği radar kayıtları yükseklik verileriyle, Radar Topoğrafya Misyonu (SRTM) kapsamında sayısal ortamda üretilmiş olan, üç boyutlu görüntünün bir bölümü. Arazinin jeomorfolojik yapısını çok net yansıtan bu tür görüntüler arazi ile ilgili çalışmalarda büyük yararlar sağlamaktadır (wikipedia). 

 

44-Güney İran’da bir alüvyon yelpazesi. NASA’nın Terra uydusu üzerindeki ASTER (Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer) ile 12 Ekim 2004 tarihinde kaydedilmiştir  (earthobservatory.nasa.gov).

45-Tunceli  Ovacık kuzey kenarında oluşmuş birikinti yelpazeleri (y).  Yelpazeler kuzeydeki yüksek Munzur Dağlarından dar vadilerin getirdiği kum ve çakılların ovada yayılıp yelpaze biçiminde birikmesiyle  oluşmuştur.

 

46-Güneydoğu Fas’ta  Antiatlas Dağlarında görkemli bir kapalı antiklinal. Landsat 7 Enhanced Thematic Mapper plus (ETM+) algılayıcısıyla  22 Haziran 2001’de kaydedilmiş görüntünün çok küçük bir bölümü. Doğal olmayan, ancak formasyonların daha net ayırt edilmesine yarayan renkler özel kanal birleşimi ile elde edilmektedir (earthobservatory.nasa.gov).

47-Orta Pensilvanya’da Apalaş Dağlarından küçük bir kare. Apalaş kıvrımlarında  aşınma direnci yüksek katmanlar sırtları, düşük katmanlar sırtlar arasında vadileri oluşturmuştur. Arazinin şekillenmesinde buzul, su, rüzgar ve zaman etkenleri etkili olmuştur (NASA).

 

48-Somali’de Bosaso’nun yaklaşık 150 km batısı.  Açılı diskordans örneği. A işaretli formasyon daha yaşlı olasılıkla metamorf ve  şistozite doğrultusu kuzey-güney. B ise A  formasyonu üzerine açılı diskordansla gelmiş daha genç bir formasyondur. M bir mesayı göstermektedir (wikimapia.org).

49-Avusturalya’da Darwin’in 200 km kadar ESE’sunda Arnhem Land’da masif kayaçlardan yapılı bir arazide geniş aralıklı, birbirine dik kırıklar. Alttaki çizgi ölçek 2 km'yi göstermektedir (wikimapia.org).

 

50-Utah’ta (ABD)  Canyonsland Ulusal Parkı içinde Upheaval Domu’nun (sağ üstte) kuzeybatı kenarından ayrıntı. Quickbird Uydusu 20 Nisan 2003 tarihli, doğal renkli görüntüsünün bir bölümü. Bu gibi  kırıklı arazilerin haritalanması için belli durumlarda görüntüler araziden daha elverişli olmaktadır (digitalglobe.com).

51-Kuzey Çin’de faylarla kesilmiş bir arazi. Okların işaret ettiği noktalarda yaklaşık 50 m kadar sağ yönlü doğrultu atım gözlenmektedir (wikimapia.org).

 
 

52-Uzay Çağı için simge sayılabilecek harika bir görüntü!!! 19 Mayıs 2005’te NASA’nın Mars Kaşifi Spirit adlı robot Gusev Kraterinde, burada görülen ve heyecan verici “Mars’ta Gün Batımı” fotoğrafını kaydetmiştir. Mars Dünya’ya göre Güneşten daha uzak olduğundan Güneş daha küçük gözükmektedir (earthobservatory.nasa.gov).

 
 
53_Sürgü fayının bir bölümü (wikimapia). Malatya Doğanşehir ilçesi 10 km kadar güneyi (3802N/3788E).  Doğu Anadolu Fay Kuşağının yakın alanı içinde kalan bu fay da Türkiye'nin deprem üreten diri fayları arasındadır.  Fay üzerinde kayda değer son deprem 1986'da meydana gelmiştir ve büyüklüğü 5.8'dir.  Uydu görüntüsü üzerinde bazı kesimlerde farklı kayaç birimlerinin karşı karşıya gelmesi (bu görüntüde olduğu gibi), bazı kesimlerde de çizgisel fay vadisi şeklinde kendini belli etmektedir.

  
 54- Kapalı-deşik antiklinal (wikimapia). Siirt'in 12 km kadar kuzeyi (3805N/41995E). Görünür eksen uzunluğu 10 km kadardır. Kırmızı okla gössterilen kesimdde akarsu vadisi tarafından aşındırılmış, bir anlamda deşilmiştir.

 

 

 
 55- Kıvrımlı ve faylı yapıları birarada gösteren bir örnek (wikimapia); Atatürk Barajı baraj gövdesinin 20 km kadar batısı (3747N/3808E). Fay izleri açıkça görülmektedir. Ortadaki büyükçe fayın iki tarafında tabakaların farklı yönlerde eğim olmaları kayaçların kıvrımlı da olduklarına işaret eder (V-Kuralı)

    

56- Kaçkar zirvesi morfolojisinden bir örnek, Rize'nin 50 km kadar güneydoğusu (wikimapia).  Zirvenin son buzul çagında buzullarla işlendiğini gösteren belirtilerden biri  buzul sirki olarak yorumlanacak morfolojik şekiller, diğeri çok sayıda minik göllerdir (mavi oklar). Kırmızı ok olası bir fayı işaret etmektedir. Yeşil oklar ise kaya-buzul örneklerini göstermektedir (Şekil 57 ve 58'e de bkz.).

57- Kaçkar zirvesinden bir başka örnek (wikimapia), Ardeşen'in 35 km kadar güney-güneydoğusu (4085N/4117E).  Bu örnekte  kaya-buzullar daha net görülmektedir.

    

58- Munzur Dağlarında da son buzul çağında buzullaşma olduğunu gösteren, Kaçkarlardakine benzer  morfolojik belirtiler bulunmaktadır. Ayrıca güncel kaya-buzul  örneklerine de sık rastlanır. Bu örnekle kaya-buzuldaki akma yapısı daha net görülmektedir (wikimapia).

59- Tunceli Ovacık ilçe merkezi 8 km batısı (wikimapia). Munzur Dağlarını kesen vadilerin getirdiği kum ve çakılların ovada yelpaze biçiminde  oluşturduğu birikintiler biçimlerinden dolayı birikme yelpazesi, birikme kalınlığı fazla ise birikme konisi olarak adlandırılır.  Şekilde birikme yelpazesinin tipik bir örneği görülmektedir. B ile işaretlenmiş kısım daha genç olan kısımdır. Birikinti yelpazeleri ovalarda ekili alanlar ve insan yapıları için zararlı olduğu için , olanak varsa dağlardan ovalara açılan vadilerin yoğun birikinti getirmesini engelleyici çalışmalar yapılmalıdır.

 

    

60- Kangal İlçesi 13 km kuzeybatısı (3935N/3727E; wikimapia). Kireçtaşları üzerinde karstik aşınma şekilleri. Okla işaretlenmiş olan At Çukuru Obruğu  (yerel ismi) da çevredekilere göre daha büyük bir karstik oluşumdur. Çapı 200 m kadar. Derinliği bilinmiyor. Tabandaki koyu renk erime artığı topragın rengidir.

61- Kangal'ın 15 km kuzeyi (3938N/3736E; wikimapia). Kireçtaşlarını kesen kademeli doğrultu atımlı faylar.

 

    

 64-  Ermenek 15 km kuzeydoğusu (3673N/3300E; wikimapia).  Değieşik renkli yatay katmanlardan oluşan  tortul kayaçların oluşturduğu ilginç bir  jeo-morfolojik desen. 

65- Hasankeyf 3.6 km güneybatısı (3769N/4138E; wikimapia). Bu örnekte de yatay tabakalı tortul kayaçların aşınma sonucu ortaya çıkardığı bir başka ilginç jeomorfolojik doku görülmektedir.

    

66- Dubai'de bir stadyum görüntüsünün bir bölümü (wikimapia). Örnek, 2 cm'lik çizgi ölçek 10 m'ye karşılık gelecek kadar büyütülebilmektedir. Yani o büyüklükte ölçek 1/500 olmaktadır. Burada biraz küçültülmüş hali alınmış örnekte stadyumda tek tek oturulacak yerleri ayırdedilebilmektedir.

67- ABD Utah Eyaletinde San Rafael yükselimi isimli büyük bir antiklinal kanadından alınmış ayrıntı. (3860N/11083W; wikimapia). Renk tonu ve morfolojik doku farkları hem kayaç türlerinin, hem  ayırdedilmesine hem yapısal özelliklerin tanınmasına yaramaktadır.

 

68- Oman'dan bir görüntü ( 2288N/5873E; wikimapia). Özellikle bu tür çıplak ve engebeli arazilerde görüntü üzerinde jeolojik özellikler çok daha kolay ve ayrıntılı olarak algılanabilmektedir. Örneğin burada 1, 2 ve 3 rakamlarıyla gösterilmiş kayaç birimlerinin ayırdedilmesi ve aralarındaki sınırların çizilmesi son derecede kolaydır. Bu gibi bölgelerin görüntüleri Wikimapia'dan 1/1000 (Şekil 69), hatta 1/500 ölçeğine kadar büyütülebilmektedir. (X) işaretli noktanın büyük ölçekli görüntüsü Şekil 69'dadır.

 

  

69-(Oman'dan bir görüntü 2288N/5873E; wikimapia).  Şekil 68'deki (x) noktasının ayrıntısı. Koyu renkli birim masif yapılı ofiyolitik kayaçlardır. Açık renkli tortul kayaçların tabakalı yapısı, neredeyse  tek tek tabakaların tanınmasını sağlayacak kadar ayrıntısıylla görülmektedir..

70-Medine 220 km güneydoğusu (2312N/4134E; wikimapia). Şekil 12'de de vurgulandığı gibi, Arabistan Yarımadası kuzeyde Şam’dan güneyde Yemen’e kadar birçok yerde genç ve yoğun volkanizmaya sahne olmuştur. Karacadağ volkanizması da bu sisteme bağlı gözükmektedir. Bazı kesimlerde en son volkanik etkinlik M.S. 600-700 yılları arasında gerçekleşmiştir.  Bu volkanik alanların bazılarında çok sayıda küçük kraterin çizgisel, ya da dairesel (Şekil 74) yerleşimi görülür. Bu yerleşim biçimleri volkanizma öncesi tektonik yapılar hakkında da fikir verimektedir. Örneğin burada  birbirini kesen iki hat boyunca sıralanmış koniler bu hatların makaslama fay olabileceğini göstermektedir. Her yerde rastlanmayan bu gibi ilginç yapıları öğrencilere göstermek için internet üzerinden ulaşılan uydu görüntüleri paha biçilmez bir odlanaktır.

 

  
 71- İran Ravar kenti  48 km kadar güneyi (3078N/5993E; wikimapia). Çöl ortamında açık arazi, kıvrımlı tortul kayaçlar. (kırmızı çizgi bükülmüş kıvrım eksenini vurgulamak için eklenmiştir). Eksen çizgisinin bükülmüş olması farklı yönlü basınçlarla iki kez kuvrımlanma geçirdiğini göstermektedir. 

 

  
 72- Kuzey Çin'de Karamay kenti 20 km kadar kuzeyi (4590N/8485E; wikimapia).  Orta Asya'daki büyük diri faylardan birinin bir kesimi. Morfolojide Bu bölgelerdeki diri faylardan bazıları bazı kesimlerde  bıçakla kesilmiş gibi  morfolojide düz bir hat şeklinde görünmektedir (Şekil 73'e de bkz.).

 

  
73-Çin kuzeybatısı (4070N/9383E; wikimapia), bir başka diri faydan bir kesim. Burada da Şekil 72'de olduğu gibi fay izi arazide cetvelle çizilmiş gibi düz bir hat şeklinde görünmektedir.

 

74- Medine 220 km kadar güneydoğusu (2362N/4004E; wikimapia). Arabistan yarımadasındaki genç volkanizmadan bir başka görüntü. Küçük volkanik koniler, çapı yaklaşık 7 km kadar olan  bir çember üzerinde sıralanmış, koyu rank bazaltik akıntıyı göstermektedir.  Volkan konilerinin bu şekilde dizilmesi , volkanik malzemenin çıkış yolu olarak çembersel bir fayı kullanmış olabileceğini göstermektedir. Şekil 12 ve 70 ile sözkonusu şekillerin alt yazılarına da bkz.

 Son gözden geçirme 20120524

 


Prof. Dr. Yusuf TATAR  İletişim için: bilgi@yusuftatar.com.tr

Skip Navigation Links